Yüksek bir mevkiye yerleşen alçak bir kişiden daha kötü bir şey olamaz.
Claudianus
Atatürk Diyor ki
Yetisecek çocuklarimiza ve gençlerimize tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her seyden evvel Türkiye'nin istiklâline, kendi benligine, milli geleneklerine düsman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu ögretilmelidir
KÖŞE YAZIM
Ha Gayret! Geliyor, Gidiyor-DENEME
Yeni bir yıla az kaldı. Giden koca bir yılın ardından, şöyle bir tebessüm edelim. Düşünelim içimizden biraz. Neler istedik, neler yaşadık? Ya da koskoca bir yıl içinden, ne hayaller kurduk? Ne sevinçler, üzüntüler yaşadık? Hepsi bir yana, sevdiklerimizle neler gerçekleştirdik? Koca bir yıl bize ne kazandırdı? Ne kaybettirdi? Hiç düşündük mü?
Ha gayret! Bitiyor. Az kaldı bir yıl daha yaşlanmaya. Ha gayret! Bir yıl daha ömrümüzden, ömür vermeye.
Yollar da ne yollar; Çoğu yer yamalı bohçaya dönmüş halde karşımızda. Bazen çukurlara girmemek için zik zak çizerek gitmeye çalışıyoruz. Ama nafile, sonun da çukurlardan birine girip, çıkmadan geçilmiyor yollardan. Sanki AB yollarından geçiyoruz. Zaten AB avutuluyoruz. Olmayacak işlerle kafamızı dolduruyoruz. Avrupa sevdasında olanlarla geçmişiz kendimizden, uyuşturuluyor beyinlerimiz bir bir. Bizim yollardan daha kötü yollar ve tuzaklarla dolu giderken; tren kazası olmuşuz, gider sanırken.
Ne taraftan geçsek yollardan, mutlaka çukurlara yakalanıyoruz. Ve bazen hoplatıyor, ansızın girip çıktığımız çukurlar.
Ha gayret! Ne kaldı şurada yeni yılın acı ve tatlı yaşantılarını yaşamaya. Çek ucundan birazcık daha. Bak göründü ucu. Yak ucundan birazcık; romantik, sevgi, şanş ve huzur dolu geçsin. Yak, biraz içindeki kederleri; sonundan çıkan ferahlık, neşe ve umuda açılan pencere olsun.
Ha gayret! Sıkıntılar, başarılar, gidenler ve gelenlerle örülü bir geçmiş yıldan arta kalanlar. Sevabıyla günahıyla yanşan ömrümüzden bir bölümdür geriye kalan.
Ha gayret! Geldi bayramımız yine. Sevdiklerimizle, dostlarımızla ve arkadaşlarımızla yaşayacağımız bir bayram daha geliyor. Tadı ve yaşattığı duygular başkadır o anın. Bayramlarda dünyaya bakılan gözler; bir başka bakar, o gün insan sevdiklerine ve seveceklerine. Bir başka bakar, o gün birlikte olduğu insanlara. Sevgi ve içten duyulan saygıyla karşılar, gelenleri. Her şey gönlümüzce olsun. Şen ve esen kalın.