ANASAYFA HAYATIM FORUMA YAZI YAZINIZ DOSYALAR FOTOĞRAF GALERİSİ MESAJLARINIZ İLETİŞİM ADRESİM
Üye Girişi
CENGİZ ÇETİK PAYLAŞIMI
 
 AKROSTİŞ ŞİİRLERİM
 ANASINIFI İÇİN
 AŞK ŞİİRLERİM
 ATATÜRK
 BABALAR GÜNÜ
 BAŞARILI ÖĞRENCİLERİM (1)
 BİLGİSAYAR BİLGİLERİ
 BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
 CEP TELEFONLARI İLE İLGİLİ
 ÇEŞİTLİ BİLGİLER (2)
 ÇEŞİTLİ KONULARDA ŞİİRLERİM
 Çocuk Şiirlerim
 DENEMELERİM
 EĞLENCELİ DENEYLER
 FİNİKE
 GENEL GİLGİLER
 GÖRÜNTÜLÜ ŞİİRLERİM
 HAFTANIN FIKRALARI (1)
 HAFTANIN İLGİNÇ PAYLAŞIMLARI
 KAMERA ÇEKİMLERİM
 KİTAPLAR VE DERGİLER
 MOTİVE EDİCİ SÖZLER (22)
 OYUN ODASI (2)
 ÖĞRENCİLER İÇİN
 ÖĞRETMENLERİMİZDEN ÖZEL KARE RESİMLER (1)
 ÖNEMLİ LİNKLER
 ÖYKÜLERİM
 REKLAM VERMEK İÇİN
 RESİMLi ŞİİRLER
 SAĞLIK BİLGİLERİ
 SATRANÇ (1)
 SESLİ ŞİİRLER
 SINIFIMDAN-OKULDAN
 SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ (1)
 SON ŞİİRLERİMDEN
 SOSYAL İÇERİKLİ ŞİİRLERİM
 TÜRK ŞAİRLERİNDEN ŞİİRLER (12)
 ÜYELERİMİZİN GÖNDERDİĞİ PAYLAŞIMLAR (1)
 VİDEOLAR
 ANTOLOJİ ŞİİR SAYFAM
 PAYLAŞIM GÖNDERDİĞİM SİTELERDEN BAZILARI
 ÜÇ HİKÂYE - ÜÇ DERS - BİR SÖZ
 BEĞENDİĞİM FOTOĞRAFLAR
 KPSS 2009 da ÇIKABİLECEK GÜNCEL SORULAR
 Fotoğraf çekimlerimden seçtiklerim
 SOHBET Cengiz Çetik ile
Linkler
 
 VİDEOLAR
 5B SINIFIM
 4B SINIFIMIZIN SİTESİ
 CENGİZ ÇETİK ŞİİRLERİ
Site Haritası


 

Günün Sözü :

Yüksek bir mevkiye yerleşen alçak bir kişiden daha kötü bir şey olamaz.
Claudianus
 Atatürk Diyor ki

Yetisecek çocuklarimiza ve gençlerimize tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her seyden evvel Türkiye'nin istiklâline, kendi benligine, milli geleneklerine düsman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu ögretilmelidir



 
ANASAYFA

 


 KÖŞE YAZISI:

SON ŞİİR SLAYTLARINI EKLEDİĞİM SAYFAM  TIKLAYARAK ORADA BAKABİLİRSİNİZ. SEVGİ VE SAYGILAR HEPİNİZE...

EYLEM

E vin tatlı dilli, neşeli  güzeli

Y aşama sevinciyle hayata tutunan

L al olmuş dilleri, sevginle açan

E şsiz hayallerde, düşlerde yüzen sen

M asallardan çıktığın an, karanlıkları aydınlatırsın güneşinle… EYLEM…

 

E ylemsizliği eylem eden yüreğinle

Y ıkılmayan düşüncelerle dolu beyninle

L ekesiz, onurlu hayata dik duruşunla

E ğilmesin asla başın yere, haksızlıklarla

M ücadeleci ruhunla, daima yükselen ömrün olsun… EYLEM…

CENGİZ ÇETİK- 05.02.2010- FİNİKE

Tatlı dilli yeğenim, bu armağan şiirim sana ve senin gibi çocuklara...sevgilerimle

Duvarlara Aşk Dumanının İsi Düşmüş Yüreğimden

Bitirdin
Sonunda bitirdin aşkım
Dumanların içinde yaşattığım
Duvarlarımı her gün, sevgilerimle ördüğüm
Aşkla gönlümü avuttuğum… tatlı düşlerim
Seni durduracak güçleri içimde sakladığım
Yanlışlara merdiven dayayıp… adım adım çıktığım
Günlere inat… direncimi, sevgimle mıh gibi kalbime çaktığım
Aşkla… Yaşamımı baharlara çeviren, anılarımla tutunduğum
İslenmiş yerlerde seninle günlerimi umutla doldurduğum
Şimdi
Yurtsuz kuşlar gibi, şaşkın şaşkın çaresiz ortada kaldım
Sevinçlerimin çağladığı günlerden, acılarımın yaktığı günlerdeyim
Yitik Sevdamla sensiz bu yerlerden
...hazana dönmüş, yalnız yüreğimle gidiyorum
Geriye benden sana, dumanlara saklanmış aşkımın anıları,hayalleri kalsın…

Cengiz ÇETİK.03.2.2010 Finike

 Karanlığa Kılıç Çeken Yalnız Kalemler

Karanlığa mum yakıp
Işığıyla gerçekleri aydınlatan
Sevdiklerini yalnız bırakıp
Uğrunda hayatını veren
Çocuklarının yarınlarına kendini adayıp
Halkının geleceğini düşünen
Şövalye ruhlu insanlar
Gittiler
Kalem olmuş kılıçlarıyla birlikte… Karanlıkta gittiler…



Faili bilinmeyen insanlar yaralamadı, öldürmedi onları
Bir fidan gibi kırılıp… Koparılmak
Düşüncelerini susuz bırakmak
Kısır fikirlerde yargılanarak
Suçlanmak
Dışlanmak
Bazen de unutulmak
Yaraladı… Öldürdü
Karanlığa kılıç çeken, yalnız yürekli kalemleri…

Cengiz ÇETİK... 01.02.2010- Finike

Aşkın Nefesi İçimdeyken

-I-
Her nefesin, bütün şiddetiyle içimi yakarken
Nasıl girdi bilemezsin, aşkın soluğu ciğerlerime
Süzülerek geçerken damarlarımın nehirlerinden
Nefesin nefesime karışarak, hayat verdin yeniden

Efkârım çöker, bu gamlı gecelerde
Bir nefes sıhhat derdi, içime düşmeden
Ne şafaklar saydım, yalnız akşamlarımda
Aşkının nefesi, nefesimi tüketmeden
-II-
Ah aşkım!
Sen her nefes alışımda, nefesimsin
Her neredeysem, yaşama dayanağımsın
Bilesin ki
Sensizlik, ölü bir hayattır nefessiz yaşanmış

Senin yokluğunda
Soluk nefesler kesti beni, soluk bakışlar arasında
Sağanak yağmurlara yakalandım, çılgın düşüncelerde
Çamurlara bata çıka yürüdüm, ışıklı ışıksız yollarda
Sokakların ışıkları göz kırptı, gecenin sahteliğinde
Aldattı... yanıp sönen her gittiğim yol, nefesimi keserek
Sırılsıklam oldum tir tir titreyerek
Alev topuna dönen nefeslerimle
Donkişot’un aşkı gibi kalakaldım hayallerimle
Terim terime karıştı... hasta halimle
Soluğum cılızlaştı... yavaş yavaş nöbetlerimle

Ve
Bir yaprak daha düştü bugün takvimden
Kızgın nefeslerimin alevi seninleyken
Hatırı sayılır hesaplarımı, bir bir verirken
Tükenen nefesimle, bitmeyen aşkımla... hala seninleyim…
Cengiz ÇETİK. 28.01.2010

*****************************************

 Perde İnmiş gözlerine, Görmüyorsun Gerçekleri

Perde inmiş gözlerine, görmüyorsun gerçekleri
Sinmiş içine tozpembe aşkın hayalleri
Yanıyor çevren, hissetmiyor ruhun
Birer birer kayboluyor, yalnızlaşıyorsun
Kangren olmuş kolların, bacakların
Farkında değilsin… Ağır ağır ölüyorsun

Perde inmiş gözlerine, görmüyorsun gerçekleri
Sanıyorsun kendin gibi etrafındakiler
Tok yatıyor içeridekiler, dışarıdakilerse aç
Birileri hak yiyor, satıyor, savuruyor
Ekmekleri çalıp, hep aynı masalı anlatıyor
Vicdanlarını perdeyle örtüyorlar
Sonra da çıkıp, pişkin pişkin “ biz sizdeniz” diyorlar

Perde inmiş gözlerine, görmüyorsun gerçekleri
Ne bendeki, ne de yurdumdaki yaşananları
Kaldırmazsan perdeyi, durduramazsın ölümcül saldırıyı
Haykırmazsın tek el, her nefesinle verirsin içindekileri
Çalınan yarınların altında ezilerek
Beklersin, kalan bir tek son aşkınla hayalleri
Kapanır birgün o da, yüreğinin üzerine ince tül perdeleriyle

Ve ben aşkım, sana bakarken
Perde çekildi gözlerime, göremiyorum gerçekleri
Küf mavisi sardı ruhumu, salkım söğütler altında
Beynimden kuşlar kalkıp, gidiyor bilinmedik uzaklara
Bölük pörçük sözcüklerim dağılıyor, anlamsızca boşluğa
Sinirlerim geriyor anlatılamayan, ipekten örtüler altına
Yağmurların ritmi sevdamın içinde uyutuyor beni
Beyaz sevdalarım, zifiri karanlıklarda nefesimi daraltıyor
Zıvanadan çıkmış kalbim mantığımı deliyor
Perdeler altından, körleşmiş bakışlara karışıyor
Seninle düşüncelerim, nefessiz kalıyor
…… Boğuyor
………..… Boğuluyorum…


Cengiz ÇETİK- 21.01.2010- Finike

Suskun Sarı Mektup

Aylar oldu
…… Sana bir satır yazmayalı
İçimden geçen duyguları Paylaşmayalı
Sen gittin ya
……. uzak diyarlara
Sustu kalemim
Beyaz sayfalara küsüp
……. düğümlendi sözcüklerim
Karalar sardı ruhumu
……………..deli mavi dalgaların altında
Adreslerini kaybederek
…………….gitmez oldu mektuplarım
Yüzümde iz oldu
……………sensizlikte acılarım
Sarı zarfın içinde, giden zamandan arta kalan duygularım
Kapanan sayfalarda saklı kaldı
…………………. duyulmamış sözlerim
Yolunu şaşırdı
……………..tıkandı
……………….… Paslandı düşüncelerim
Ve sustu dizelerim
……………….… Sustu… Nedenini düşünmeden.
Cengiz Çetik 16.01.2010 Finike

Gidenlerin Geride Bıraktıkları
 
Sözcüklerin ifadesini kaybettiği, anlamsızlaştığı anlar, günler yaşanır ya. Boğazından bir türlü toparlayamazsın, tükenir gider bir an sözcükler dudaklarından ya. İşte hayatın içinde yaşanan öyle günler, beklemediğin an karşına çıkar ve hayatın acımasız gerçekleri vurur bir anda içine. Zamansız ölümlerin, zehir gibi izleri girer yüreğine.

Sevdiklerini kaybettiğin an, çöker acısı insanın yüreğine. Ateş düştü mü yakar, yok eder düştüğü yeri. Kurutur hislerini düşüncesizce. Düşünceler ifadesini yitirir, insanın sevdiğini bir daha görememenin verdiği acıyla. Yıkılır, içten yıkılmayacak sanılan kaleler. Düşünceler körelir, susar bir an. Suskunlukların ardından yükselen ağıtların yüreği delen sesleri duyulur boşlukta. Ve geri dönüşü olmayanların ardından çaresizce yaşamak kalır.

Fidanların kırılması, dalların ağaçlardan kopması, zamansız göçlerin yaşanması, güllerin boynunu bükmesi, güpegündüz gecenin rengini alması gibidir yaşanan. Tarifsiz acıyı yüreğinde hissetmesidir derinden insanı yıkan. Sonu gelmiş bir hayatın ardından çekilen hüzündür geriye kalan. Çaresizce insanın boynunu bükendir, umutsuz bekleyişin acı çığlığını duyuran. Bir toprağın kokusudur çevreye varlığını hafiften hissettiren. Ve bir bitişin öyküsüdür o an yaşanan.

Dünya kurulalı hep aynı senaryolar vardır hayatta; doğumla başlayan uzun ince, bazen tuzaklarla dolu çukurlar, bazen de uçsuz bucaksız ovalarla dolu bir yaşam ve kaçınılmaz bir son. Bazen de zamansız, yarım kalan hayallerin bitirilemeyen düşlerin kapanmasıdır yaşanan. Bir filmin bahara açılan kapısında apansızın kopmasıdır nefessiz bırakan. Dönüşü olmayan bir nehrin içinde kaybolmaktır hesabı yapılamayan. Sorgusuz- sualsiz gitmektir; ağıtların ardından sonu olmayan yere. Hüzünlerin kabarmasıdır yürekte çoğalan, kararan bulutların hırçınlığıdır yürekleri parçalayan.

Geri gelmeyecek gidişlerin yaşamda bıraktığı izdir insanı acı denizinde boğan. Yürekleri ezen çığlıkların yakışlarıdır insanın ruhunu saran. Bazen bir türkü olur kalır dillerde. Bazen bir yazı olur, düşer yüreklerin içinde hüznü. Bazen de şiir olur, ses olur her sözcüğün hecesinde. Adı ne olursa olsun gidenlerin, hep gittikleri günde kalır yürekteki fotoğrafları. Hiç yaşlanmaz, durdurur zaman onları yüreğinde yaşatanların içinde.

Sözcüklerin bittiği, tarifsiz duyguların yaşandığı andır o an hissedilen. Genci yaşlısı demeden hayat filmini bir anda bitirenlerin öyküsüdür yaşanan. Ve geride kalanların kaldığı yerden hayat sınavına devam etmesidir var olan…

Cengiz ÇETİK -09.01.2010- Finike

 BUGÜN HİÇ KEYFİM YOK

Sahil kordonunda bekledim saatlerce
Bir onu, bir de balıkları
Çaresizce
Sözde sazanlar gelecek oltaya
Oturup keyfini çıkaracağız diye
Oysa
Ne gelen var, ne de giden
Hep sazan yerine konulan
Takıntılı kalan, küçük yaşamımı unutarak
Keyfim kaçtı birden
Umutsuz düşünceler batağına saplanarak
Çevremdeki yanlışlara kanıksamış
Koflaşmış düşünceli insanları görerek
Sislendi hayallerim
Ne yapsam olmayan… Çökmüş karamsarlığımla
Hiç… Ama hiç, keyfim yok bugün...

Bugünlerde
Umutsuz olmuş bakışlarım, takılmış bir noktada
Dağ olmuş, ufak ufak dertlerim gözümde
Evde, sokakta, limanda… Kaybolmuş düşüncelerimde
Hadi yine iyisin… İyisin aldatmacalarında
Olmak yetmiyor artık, çocuksu düşlerde
Karın doyurmuyor, içi boş günlerde
Yok… Nedense…
Ne yapsam, gelmiyor keyfim yerine…
Hele bir de
Sevdiğimin yüzü asık olunca
Kısırlaşıyor günlerim
İçimdeki havalar, parçalı bulutlara dönünce
Ne yurdumda, ne dünyamda, ne de aşkımda
Sonu belirsiz oyunların içinde, kendimi görünce
Hiç… Ama hiç, keyfim yok bugün…

Cengiz ÇETİK- Finike- 03.01.2010

BİR GARİP SEVDA

********************************************

Kolay Değil Senden Yüreğimi Koparmak

Bırak beni demesi kolay
Bırakamıyorum
Ellerim bıraksa
Yüreğim bırakmıyor
Gözlerim kaçsa
Dilim kaçmıyor
Yakalanıyorum, sözlerimle

Git demesi kolay
Gidemiyorum
Ayaklarım her adımda
Geri çekiyor beni
Sana doğru
Her “hayır” deyişimde
Yüreğim “evet” diyor, koşulsuzca
Çaresizliğimle, çelişkilerimle

Kolay değil
Senden yüreğimi koparmak
Koparmak istedikçe
İçimdeki sana olan bağlar
Daha güçlü sarıyor beni

Ağlarınla bağladın
Sonra da git diyorsun
......Bağlanmış halimle
Kollarım, ayaklarım
..Yüreğim, ruhum
...............Bağlanmışken
Söyle, nasıl giderim
Ardıma bile bakmadan
Gidemedim
....Gidemedim de
.........Sen, ardına bile bakmadan gittin
Ben
….ben kaldım
……… Yapayalnız
Yüreğime sapladığın hançerinle…

CENGİZ ÇETİK-17.03.2009-FİNİKE

 

 İNSANLAR KOBAY OLARAK KULLANILIYOR MU?

Sağlık alanında son yıllarda, halk üzerine korku verilerek öyle uygulamalar oluyor ki sorumlusu bulunamıyor. Pardon, güvenerek o ilaçları kullananlar sorumlu oluyor. Aldığı ilaç bozuksa, test yapılmadan vücuduna aldığı zaman ölürse sorumlusu kim? Güvenip aldığı ilacın şirketi sorumlu olmuyor, ilacı tavsiye eden sorumlu olmuyor; hastalık korkusuyla o ilacı alan sorumlu oluyor. Oh! Ne ala böyle sorumluluğa… Hem alması için telkin edeceksin, hem de sorumluluk kabul etmeyeceksin. Sonuç… Dişi geçen geçene… Gücü yeten yetene… Neler oluyor dünya insanlığına, insanlarına?

Deli dana, kuş gribi gibi tehditlerle karşılaşmıştık bir zamanlar, anımsıyor musunuz? Şimdi de domuz gribi adı altında bir tehditle karşılaşıyoruz. Eski tehditlere ne oldu? Bu yıl kuş gribi yok, yerini domuz gribine bıraktı. Acaba gelecek yıl hangi grip ya da sağlık tehdidiyle insanlık karşı karşıya kalacak?

Aşı konusunda dünya, sağlıklı bir birliktelik sağlamamışken, insanlar üzerinde uygulanması düşündürücü değil mi? Sorumluluğu ne ilaç şirketi, ne de ilacı uygulatan kabul ediyor. Kim kabul ediyor; aşı olmak isteyen. Peki, aşı olan virüslü ise o an ne olacak, aşı bir şekilde bozuk enjekte edilirse, o kişinin vücudunda istenmeyen değişimler sağlarsa kim sorumlu; kişinin kendisi. O zaman ne olacak? Ölen ölür kalan sağlar bizimdir mi diyeceğiz? Düşünebiliyor musunuz, hastalık korkusu yüzünden aşı olacak, aşı yüzünden ölecek ve kendisinden başka kimse sorumlu olmayacak. Bu nedir yapılan o zaman? Bu insanlar kobay mı, deneme tahtası mı üzerinde uygulanan?

Domuz gribinin, özel laboratuarlarda hazırlanması gereken, kendi kendine oluşabilecek evresi olmayan bir hastalık olduğu söyleniyor. Eğer gerçekse, sonuç çok daha vahim. İnsanlar üzerinde denenen bir filmin figüranları bile olmayacak konuma atılan insanlar oluruz o zaman.

Bu aşı yıllar önce Afganistan’daki askerler üzerinde denenip, Parkinson hastalığına benzer hastalığın yıllar sonra ortaya çıktığı doğru mu? Bugüne kadar aşıyı üç ilaç şirketinin çıkardığı ve ikisinin lisansının olmadığı doğru mu? Aşılardan ölümlerin meydana geldiği doğru mu? Domuz aşısında, domuz kanı olduğu, kısırlık yan etkisi olduğu ve hatta insanın genetik yapısını bozan maddeler olduğu doğru mu? Bu soruların doğruları ve eğrileri nedir? Daha ilaçların yan tesirlerinin tam belli bile olmadığı ortadayken, neyi neden korumaya çalışıyoruz? Birileri sağlığımızla oynuyor mu? Sorular, sorular yanıtsız sorular, beynimi kemiriyor.

Aşıları Türkiye’ye veren şirket, Kanada’da aşıları toplatılırken, ülkemizde böyle bir tehlike’nin olmadığı söyleniyor. Kaç çeşit aşı üretilmiştir? Eğer farklı farklı aşılar aynı şirketten üretiliyorsa, bu deneme amaçlı üretim olduğu düşüncesi akla gelir. İleride telafisi zor sonuçlar olursa, faturasını kim sahiplenecek?

Dünya nüfusuyla bu şekilde mi oyunlar oynanıyor acaba? Yapay üretilen hastalıklarla neyi amaçlanıyor insanlık üzerinde? Eğer dünyadaki insanlar kobay olarak kullanılıyorsa, insanlık suçu işleniyor demektir. Buna seyirci kalıyorsa insanlık, o zaman buyurun cenaze namazına…

Sanki bir filmin içindeki senaryonun oyuncuları gibiyiz. Hani bazı Amerikan filmlerinde, bir virüs türer ve insanlığı tehdit eder ya. İşte şu an yaşananlar da, bu yıl vizyona sürülen bir filmin karelerini andırmıyor mu sizce? İnsanlık üzerine bir oyun oynanıyor ve tüm insanlık, bu tehdidin pençesinde çaresiz duruma terk ediliyor. Eğer bir şeyler yapamıyorsa buna insanlık, o zaman buyurun cenaze namazına…

Cengiz ÇETİK.28.11.2009 Finike

 ********************

 GİZLİ SEVDAMI ALIR GİDERİM

AŞKINI RUHUYLA GÖTÜREN ADAM

.
 
 

Siyahlardayım Alev Bakışlım ŞİİR

 

Siyahlardayım, siyahlarda
Güpegündüz siyahlardayım
Sensiz geçen her günümde
Beyazlaşmış saçlarımla siyahlardayım

Ayrılığın
Karanlığa giden yolmuş
Bilemedim alev bakışlım
Bilemedim, gittiğin güne kadar
Simsiyah olunca dünyam
Anladım ki
Anlamsızlaşıyor
Senin yokluğunda her şey

Karanlıklar içinde, yokluğunda yüreğim
Dipsiz kuyulardan gelen sesler gibi
Kulaklarımda yankılanırsa
Nereden geldiği belli olmayan
Gözyaşları, alev gibi yakıyorsa
Renkler, hayatımda karışmışsa
İnsan yüzleri, caddelerde matlaşmışsa
Hafiften esen rüzgâr, içimde sertleşmişse
Alnımdaki çizgiler, yüzümde yol olmuşsa
Moloz yığınlarına dönmüşse, gittiğim yerler
Ve hala yaşıyorsam, bunlara rağmen
Dayanıyorsa kalbim
Siyahlar arasında
Anla ki, dayanağım
Sana olan
Bitmeyen aşkım
Alev bakışlım
Sensiz iken kalbim
Bedenime isyanlarda
Bir çift alev bakışlı
Maviliğini gördüğünde gözlerim
Biter siyahlarım
Seninle
Masmavi olur bütün dünyam…

Cengiz ÇETİK–05.10.2008-Finike


 

SENİ SEÇTİ YÜREĞİM


 

KÜSME GÜL YÜZLÜM, SEVDA GÖZLÜM

 


GİDER MİSİN BENİMLE BURALARDAN UZAKLARA?

ÖZLEMEK SEVMEKSE,ÖZLÜYORUM SENİ




***************************************

Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam3
Toplam Ziyaret4854
 
Döviz Bilgileri
 
Kur Alış Satış
Dolar 1.5180 1.5280
Euro 2.0750 2.0900
 
Hava Durumu

 
Saat
 
 
 

http://gununsitesi.milliyet.com.tr/cengizcetik.com-/?ver=07

YUKARIDAKİ ADRESE GİRİP OY VEREREK DESTEKLEYİNİZ. TEŞEKKÜRLER



İŞTE ÖYLE BİR DUYGUDA YAZILAN KÖŞE YAZISI

Ha Gayret! Geliyor, Gidiyor-DENEME

CENGİZ ÇETİK

 



 
Web sağlayıcı: Yurdum Yazılım